2020’yi bitirirken aklımızda uzun yıllar iz bırakacak olayların başında kuşkusuz Ocak’tan itibaren tüm dünyaya yayılan, ülkemizde ise ilk vakayı 11 Mart’ta gördüğümüz COVID-19 /Corona Virus Pandemisi geliyor.


Tüm dünya 2020’ye girerken hiç öngörmediği öyle şeyler yaşadı ki sonraki yıllarda geriye dönüp baktığımızda  “Huh! Ne yıldı yahu!” diyeceğimizden herhalde hepimiz eminiz. 2020’ye damga vuran “karantina, maske, sosyal mesafe, hijyen ve aşı” sanıyorum, 2021’de de en çok kullandığımız kelimeler olmaya devam edecek. Hatta biliyorsunuz ünlü Collins sözlüğü “Lockdown – Karantina” kelimesini yılın sözcüğü ilan etti… 


Umutlar aşı bulunur bulunmaz sona ermesi, ancak bilim, dünyanın önceki salgın deneyimleri, uzmanlar ve matematik, salgının tam olarak sıfırlanmasının daha birkaç yıl alacağını söylüyor. 


Salgın artık öyle derin izler bıraktı, zihinlerimizde ve hayatımızda öylesine bir dönüşüm başlattı ki 2020’de başlayan ve aşırı hızlanan, yayılan dijitalleşmenin, robotlaşmanın, e-ticaretin, temassız yaşamın, uzaktan çalışmanın, sosyalleşmenin, eğitimin, eğlencenin, her türlü iletişimin ve etkileşimin ve tabii kaygının 2021 ve sonrasında da kalıcı olarak süreceğini tahmin etmek zor değil. 


Özellikle büyük darbe alan ve apar topar değişmek zorunda kalan eğitim, sağlık, turizm, seyahat, ulaşım, perakende, genel olarak ticaret, sanat, spor, eğlence vb. sektörlerinde yepyeni çözüm, buluş, kısıt ve uygulamalarla ama ağırlıklı olarak sanal ve mobil araçlarla yola devam edeceğimiz apaçık. 


Şöyle bir baktım 2020’ye ve başka neler olmuştu diye düşündüm. Aklıma ilk gelenler; 

- 2019 Haziran’da başlayıp, Mayıs 2020’ye kadar, tam 240 gün süren ve yaklaşık 8 milyon hektarı kapsayan 1,1 milyardan fazla hayvanın ölümüne neden

  olan Avustralya’daki ve sonrasında Amerika’daki korkunç yangınlar, yok olan çok önemli doğa parçası,

- Prens Harry ve eşi Megan’ın kraliyet unvanlarını bırakıp Amerika’da yaşamaya başlamaları, 

- Ünlü Basketbolcu Kobe Bryant’ın ölümü, 

- Amerika’daki ırkçılık karşıtı çatışmalar, 

- Twitter’ın bir genç tarafından hacklenmesi ve Elon Musk dahil pek çok ünlünün hesabının ele geçirilmesi, günlerce süren ve önlenemeyen siber

  korsanlık,

- Kimya alanında iki bilim kadınının  (Emmanuelle CharpentierJennifer Doudna) genetikte devrim yaratacak çalışmaları ile Nobel ödülünü kazanması,

- SpaceX’in yeniden kullanılabilir roketle ilk özel sektör uzay seferini yapması, 

- Huysuz Virjin’in ölümü, 

- Beyruttaki feci patlama, 

- Joe Biden’ın başkan seçilmesi, Kamala Harris’in önlenemez yükselişi, 

- Maradona’nın ölümü, 

- Times Dergisinin 16 Yaşındaki bilim genci Gitanjali Rao ‘u ilk kez “Yılın Çocuğu – Kid of the Year” kapağı yapması ve Z neslinin resmen geleceği

  şekillendirmek üzere sahaya inmeye başlaması, 

- İzmir depremi…


Çok güzel şeyler de yaşadık, yepyeni projelere başladık…


Kısacası, öncekiler gibi, öylesine “acısıyla tatlısıyla bir yıl daha bitti” diye geçiştiremeyeceğimiz; sıkıntılı, üzüntülü tarafları çok daha baskın, sıra dışı bir yıldan, “gelen gideni aratmasın” diye ürkerek girdiğimiz bir yıla pek çok kaygı ve soru işareti, aynı zamanda da umutlarla, hayallerle geçiyoruz.


Tam, “şu dünya insanoğlundan ne çekti!” diye düşünürken “çok güzel şeyler de yaşadık ama!” diye hayata her zaman olumlu bakmayı, her durumdan bir iyilik, ders, öğreti çıkarmayı refleks haline getirmiş beynim ve yüreğim şunları hatırlatarak içimi ısıttı; 


Geleceği Kodlayanlar projemizi online’a taşıdık ve sadece Çerkezköy değil, tüm Türkiye’deki çocuklarımıza, okullarımıza ulaşmak üzere  BSH MOT (makersoftomorrow.online) portalımızı açtık. 

Çok yakında canlı eğitimlere ve karşılıklı soru-cevap olanağını daha da geliştirdiğimiz bir yapıyı da hayata geçireceğiz.  


- Kodlama ve robotik eğitimlerimizin atölye çalışmaları için onlarca okulla kardeş olduk. Her birinden sevinçten gözlerimi yaşartan nasıl güzel haberler, projeler, buluş müjdeleri, mesajlar geldiğini sizlere anlatamam… Sırf bu proje bile BSH’ye olan gönül bağımı sımsıkı yapıyor.  


- Üretim hatlarımızı en hızlı şekilde bazı sağlık gereçleri üretmek üzere dönüştürdük. Hastanelerimize, kahraman sağlık çalışanlarımıza yardımcı olabilmek için gerçekleştirdiğimiz, ev aletleri, maskeler, siperlikler vb. destekler ile şimdiye kadar yapmadığımız işler yaptık, tanımadığımız pek çok güzel insanla sıcacık bağlar kurduk. Ve dayanışmanın gücünü iliklerimize kadar hissettik. 


- Üretimde, sahada, evlerde işlerini aksatmadan sürdüren koskocaman BSH ailemiz ile online ve mobil kanallardan neredeyse eskisinden de daha sıkı görüşür olduk. Etkinlik ve projelerimizi, stajyer programlarımızı, kampüs etkinliklerimizi hiç hız kesmeden sürdürdük. Online’da her şeye devam ettik. Birbirimize ve işlerimize kenetlenerek çalışma arkadaşlarımızın, ailelerimizin, arkadaşlarımızın kıymetini çok daha iyi anladık. 


- Ve biliyorsunuz BSH Türkiye 2020 yılı itibariyle, BSH Grubu; Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Ukrayna, Rusya, Beyaz Rusya ve Hindistan dâhil Asya Pasifik bölgelerindeki 4,6 milyar nüfusa sahip 130 ülkedeki 13 iştirakin ve 9 fabrikanın sorumluluğunu üstlendi. Ben de tüm bu ülkelerin kurumsal iletişiminden sorumlu olarak büyük bir görev üstlendim. O yüzden, bahsettiklerimin aslında tüm bu ülkelerde de çok benzer şekillerde ve neredeyse aynı duygularla yaşandığını rahatlıkla gözlemleyebiliyorum. Yok aslında birbirimizden farkımız…

 

- 2020’de de ödüller almaya devam ettik. Neredeyse hepsi online olsa da özel günlerimizi, başarılarımızı kutlamayı hiç ihmal etmedik. Hatta törenlerimizi, buluşmalarımızı eskisinden de coşkulu yaptık. Sektörümüzün en beğenilen, en çok çalışılmak istenen şirketleri arasındaki yerimizi daha da sağlamlaştırdık. Hepimiz kendimizi kahraman gibi hissettik, morallerimizi daima yüksek tuttuk.