| Şifremi Unuttum
BSH Türkiye'nin resmi blog sayfasına hoşgeldiniz
Hayatın içinden
 
1 YORUM
8405 OKUNMA
Benim işim: Kurumsal girişimcilik…
25.11.2016
Daha önümde tüm yukarıda saydıklarımı uygulamaya çalışacağım uzun yıllar var. Ancak şimdiden biliyorum ki daima en çok bu maddeyi birinci sıraya koyacağım. Çünkü..



Çok uzun zaman sonra yeni bir blog ile karşınızdayım :) En son blog yazımı staj dönemimde sizlerle buluşturmuştum. Şu anda ise Bosch Kuzey Anadolu Bölge Müdürlüğünde Perakende Satış Yöneticisi olarak iş hayatıma devam ediyorum. Ve bu sefer sizlerle paylaşacağım yazının konusu Kurumsal Girişimcilik üzerine olacak. 

Girişimcilik genellikle çok basit anlamıyla “kişinin kendi işini kurması” olarak algılanıyor. Oysa kavram çok geniş. Hakkında bahsedilebilecek çok fazla boyut var. Hepsi de çok doğru ve anlamlı. Üstelik “kurumsal girişimcilik” son zamanlarda biliyorsunuz yükselen trend ve en fazla irdelenen konulardan biri… O yüzden ben bu yazımda özellikle girişimcilik özelliklerinin ve yaklaşımının kurumsal bir firmada nasıl yararlı olacağına odaklanmak istiyor ve argümanlarımı aşağıda sıralıyorum; 

1- Yeni Pazarlar Bulmak…

Şu sıralar girişimci denilince akla gelen ilk isimler genellikle Steve Jobs (Apple),Mark Zuckerberg (Facebook),Nevzat Aydın (Yemek Sepeti),Hakan Baş (Lidyana) gibi isimler… Bunun nedeni de sanıyorum söz konusu isimlerin ve benzer profillerin özellikle Y ve Z kuşakları üzerindeki etkisi. 

Bu insanların açtıkları yollar sayesinde internet kullanımı, sosyal platformlar, dijital sosyalleşme ve online alışverişte çığır açan gelişmeler yaşanıyor. Onların girişimci ruhları, yükselen başarıları insanları, özellikle gençleri fazlası ile esinlendiriyor.  Bu girişimcilerin yaptıkları, kurumsal hayatta da yepyeni kanallar, araçlar kullanmayı,  yepyeni pazarlar bulmayı kolaylaştırıyor: Yeni açılımlar bu anlamda girişimci ruhlar istiyor. 

Örneğin;
bir beyaz eşya bayisi, markaların yapmış olduğu kampanyaları kendi sosyal hesaplarından yayınlayarak pazarlama alanını genişletebiliyor. Yahut mağazasını genç insanların daha çok ziyaret edebileceği şekilde online kampanyalarla cazibe merkezi haline getirebiliyor. 

BSH olarak bizim dijital dönüşüm faaliyetlerimizin ve sosyal medyadaki aktivitelerimizin tam da bu doğrultuda olduğunu gözlemlemek şahsen bir Y nesli çalışanı olarak beni müthiş motive ediyor. Bu blog bile tek başına kendimi acayip “kurumsal girişimci” hissetmemi sağlıyor. 

2- Neyi, ne zaman istediğini bilmek?

Kuracağımız işte veya başarıyla kotarmamız gereken projede ne istediğimiz tabi ki önemli ama ne zaman olması gerektiği bazen daha da önemli olabilir. Başarılı girişimci ruhların en iyi yaptıkları şeylerden biri de “zamanlama ve zaman kullanımı”. 

Yine hemen, kendi iş kolumuz açısından düşünüyorum; acaba bayimizde dönemlik perakende satış mı hedefliyoruz, yoksa uzun dönemde müşteri memnuniyeti fazla ve  perakende satışı da yüksek bir yapı mı kurmalıyız? Belki de acelesi olmayan işleri ikinci plana atmak bazen uzun vadede çok daha başarılı sonuçlar elde etmemizi sağlayabilir.İşte böyle düşündüğümüzde aslında tam anlamı ile kurumsal girişimci gibi davranmaya başlıyoruz ki bu bence çok iyi bir şey…

3- Takım oyunu oynamak, projeci insana dönüşmek…



Mesela ziyaret ettiğim bayilerimizde mağaza sahibi her şeyi kendisinin ya da başka bir kişinin üzerine yığmak yerine; mağaza yöneticisi, satış danışmanı, depocu gibi işleri ayrıştırıyor ve her işi erbabına yaptırıyorsa aslında çok daha yüksek verim alıyor. Çünkü müşteri memnuniyeti artıyor. Mağazadaki müşteriyle ilgilenme kalitesi yükseliyor. Aynı şekilde BSH gibi büyük bir kurumsal yapı içinde de aslında çalışanlar gerektiğinde başka departmanlardan yardım alarak iş sonuçlarının kalite ve verimliliğini sürekli arttırabiliyorlar. 

4- ‘’Fark etmez ‘’ kelimesini lügattan silmek…


Bakıyorum da girişimciler asla “fark etmez!” demiyorlar. Hiçbir şeye üstün körü bakmıyorlar. Farlılıklara dikkat kesiliyorlar. Farklar konusunda son derece belirgin, titiz tercih ve yönlenmeleri var. Fikir fikirden üstündür’’ ilkesi ile çeşitliliğe ve tartışmaya müthiş değer veriyorlar. Ve bunlardan kendilerini, ürün ve hizmetlerini daha farklı, üstün kılmak için sonuna kadar yararlanıyorlar.  

İşte ben bu açıdan da girişimci yaklaşımın kurumsal hayatta, projelerimizde inanılmaz faydalar sağlayacağına inanıyorum. Şirketlerde tabii ki farklı görüş ve fikirlere sahip olan çalışma arkadaşlarımız, paydaşlarımız, bayilerimiz var. İşte bu farklılıkları zenginlik haline, başarılara dönüştürürken girişimcilik yaklaşımından fazlasıyla yararlanabiliriz. Kendi açımdan baktığımda bu yolda bana en büyük destekçilerin bayilerimizdeki satış danışmanı, ofisteki satış yönetmeni arkadaşımla iletişim halindeyken yaşadığımız farklılıklar, farklı düşüncelerimiz vb. Onlardan o kadar çok ders çıkarıyorum ki… Hepsi de altın değerinde. 

5- Hata yapmaktan korkmamak…



Fırsat buldukça girişimci olan kişilerin hayatlarını okuyorum, araştırıyorum. Hepsinin de oldukça sıkıntılı süreçlerden geçtiklerini ama asla yılmadıklarını öğreniyorum. Çok hata yapmışlar, defalarca batmışlar ama her birini deneyim olarak alıp, yola azimle devam etmişler. Alın size kurumsa hayatta da mutlaka uygulanması gereken ve sanki girişimcilere mahsusmuş gibi algıladığımız bir boyut daha… İşten atılırım, fırça yerim, küçük düşerim vb. diye korkarak donmamak lazım. Hepsi de olabilir. Ve hepsi de büyük hayat, iş tecrübesidir diye bakmak lazım. Daha iş hayatındaki tecrübem çok sınırlı ama şimdiden biliyorum ki hata yapmaktan korktuğum an kaybederim. 

6- Egomuza düşman olmak…

Büyüklerimden en çok duyduğum şeylerin başında “egolu, kibirli olmanın zararları”. 
Hakikaten de hiçbir girişimcinin burnunun havada olmadığını gözlemliyorum. Her ama her işi yapacak kadar egolarını sıfırladıklarını fark ediyorum. Çünkü onlar işlerine, başarılarına, müşterilerini memnun etmeye odaklanmış oluyorlar, egolarını okşamaya değil. Ve hatırlıyorum… Üniversitede, kulüpteki ilk görevim etkinlikte mikrofon taşımaktı. Üniversite bittiğinde ise yönetim kurulundaydım ve ayrıca farklı bir kulüpte başkanlık yürütüyordum. Bunun kurumsal hayatta da aynen geçerli olmadığını söyleyen var mı, merak ediyorum?..

7- Teknoloji’den yararlanmak…

Çok açıklamaya gerek dahi olmayan bu girişimcilik özelliğini kurumsal hayatta da aynen kopyalamamız gerektiği çok açık. Kurumumuzun ve kendimizin daha da ileriye gitmesi için kendimizi teknoloji bilgisi ve kullanımı açısından sürekli güncellemeli, yenilemeliyiz. Bu konu da bence kurumsallık, girişimcilik vb. formların üstünde konumlandıracağımız kadar önemli ve hayati…

8- Müşteriyi velinimet olarak kabul etmek…

Hiçbir koşulda patron biz değiliz, müşterimiz. Hangi iş kolunda olursak olalım, müşterinin bizi tercih etmesi için farkındalık yaratmamız şart. Örneğin benim velinimetim bayilerimiz ve onlardan ürünlerimizi, hizmetlerimizi alan müşterilerimiz. Nasıl ki bayilerimizden istediğimiz; müşterilerimizi mağazalarında rahat ettirmeleri ise benim de bayilerimize en rahat, kazançlı, keyifli çalışma ortamını sağlamam gerekir. Bu da en kilit girişimcilik özelliklerinden birinin, yine kurumsal hayata uyarlaması… Öyle değil mi? 

9- Değerli olduğunu hissettirmek…



En sona hayatın her boyutunda, katmanında gördüğüm en önemli girişimcilik özelliğini bıraktım. Aslında ne iş yaparsak yapalım eğer karşımızdaki insanlara bunu hissettiremiyorsak yaptığımız hiçbir şey uzun soluklu olamıyor. O yüzden belki de benim girişimcilikle kurumsal yapılar arasında bağ kurmaya çalıştığımda algıladığım ve en çok önemsediğim taraf bu oldu. İnsanlara onların değerli olduklarını hissettirebilmenin, bunu içten, samimi ve tutkulu bicinde yapabilmenin açamadığı hiçbir kapı, aşamadığı hiçbir engel yok galiba… 

Daha önümde tüm yukarıda saydıklarımı uygulamaya çalışacağım uzun yıllar var. Ancak şimdiden biliyorum ki daima en çok bu maddeyi birinci sıraya koyacağım. Çünkü girişimcilik aslında bir ruh, nerede, hangi formatta olduğunuzun o kadar da önemi yok  ve tecrübeyle daha da gelişen tılsımlı bir güç diye algılıyorum.

Üniversiteye başladığım 2010 yılından itibaren her yıl çeşitli organizasyonlarda çalıştım. Her yaptığım işe yukarıda yazmış olduğum maddeler çevresinde yaklaşmaya çalıştım. Şimdi de henüz iki yıllık taze bir kurumsal alan çalışanı olarak kendimi aslında kurumsal girişimci olarak görüyorum… Yani benim işim aslında kurumsal girişimcilik :)

Yeni bir yazıda, konuda buluşuncaya kadar girişimci kalın :)

Yüksel Emre Baran

Bosch Kuzey Anadolu Bölge Müdürlüğü - Perakende Satış Yöneticisi 

Yüksel Emre Baran
Kuzey Anadolu Bölge/Perakende Satış Yöneticisi
 
>> Profilini incele
>> Yazarın diğer makaleleri
>> İletişim
Yazdır
Makaleyi arkadaşlarınızla paylaşmak için mail adresi giriniz.
E-mail*
 
neslihan yüksel
merhabalar :) Yazınızı çok keyifle okudum , özellikle yaşıtınız olarak bu kadar geniş düşünüyor olmanız da ayrıca etkiledi beni... Teşekkürler
238 Gün Önce
Makaleye puan verin ve yorum yapın (En fazla 300 kar.)
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Ad Soyad *
E-mail *
Web Sitesi
300
ABONE OL RSS RSS E-Posta E-POSTA
BLOGERLARIMIZ (Alfabetik sıra)
İSTATİSTİK
1706 gündür yayında olan
BSH Blog'da
40 BSH Blogger'ı
114 makale yazdı,
6.117.546
kez okundu,
237 yorum aldı
Son Makaleler
29.06.2017 Perspektif candır!..
12.06.2017 Sen bilirsin, hangi sü ...
26.05.2017 En güzel hediye…
23.05.2017 Her gün yeniden başlam ...
Son Yorumlar
ÜStad çok güzel yazmışsında keşke gerçektede öyle olsa. Çamaşır makinesiyle ilgili sıkıntım var. Hala çözülemedi ve ...
İnsanları, diğer canlılardan farklı olarak, bir şeyler icad etmeye iten en önemli faktör, meraktır demişti çok eskid ...
Etiketler
Norbert Klein
Enerji verimliliği
Bosch
Gelecek
Çerkezköy
Generation BSH
İnsan Kaynakları
A+++
BSH
Teknoloji
Siemens
Kariyer
Gaggenau
Profilo
Sürdürülebilirlik
İnovasyon
İletişim
Fatih Sultan Mehmet Mahallesi, Balkan Caddesi No:51 34771 Ümraniye, İstanbul – Türkiye
 
Telefon : +90 (216) 528 90 00
Fax :    +90 (216) 528 99 99
E-Mail :kurumsal.iletisim@bshg.com
Internet : https://www.bsh-group.com.tr
yüklenme süresi : sn.