Artık hepimiz, elektrik tüketiminin önemli bir bölümünün beyaz eşya kullanımından kaynaklandığını biliyoruz. Bu nedenle ev aletlerinde enerji verimliliği sağlayan, uzaktan kontrol edilebilen cep telefonu ve diğer cihazlarla senkronize edilebilen akıllı teknolojilerin olmasını giderek daha fazla önemsiyoruz.

Objektif olarak düşünmeye çalışıyorum ve kendime “eğer BSH’de çalışmasa idim de böyle düşünecek miydim, bu konuların savunucusu ve parçası olacak mıydım acaba?” diye soruyorum. Yanıt her seferinde kocaman bir “eveet!” oluyor. Üstelik de ister tüketici ya da müşteri gözünden, ister bir çalışanın veya ebeveynin gözünden bakayım yanıtım değişmiyor.  Aksine daha derin düşündükçe evet diyen sesimin tonu yükseliyor… Özellikle son yıllarda dünyamızın yaşadığı çevre felaketleri ve enerji yüzünden yapılan savaşları aklıma getirince bu evet, kocaman bir haykırışa dönüşüyor.

Bu yüzden, sürdürülebilirliği kurumsal vizyonunun en tepesine ve her zerresine yerleştiren, doğa dostu, hizmette sınır tanımayan, en büyük ilkesi müşteri memnuniyeti olan bir ailenin parçası olmak içimi rahatlatıyor. Şirketimin diğer markaların önüne geçmesindeki en önemli faktörün bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü hepimize, en tepeden an alt kademelere kadar, işe başladığımız ilk andan itibaren birincil sorumluluğumuz ve görevimiz “müşteri ve çözüm odaklı olmak” şeklinde açıklanıyor. Sürekli buna teşvik ediliyoruz.

Kuşkusuz böylesine yüksek, daima artan müşteri memnuniyeti hedefi ancak ve ancak ileri seviyede Ar-Ge çalışmaları ile mümkün olabiliyor. Arkamızda çok güçlü bir Ar-Ge yapısının olduğunu bilmek hepimizi müthiş kudretli, güvende hissettiriyor. Ve tabii ki bunu müşterilerimize, birbirimize yansıtıyor, bu yüzden de doğal olarak başarılı oluyoruz.



Örneğin Ar-Ge sayesinde i-DOS sistemine (otomatik deterjan dozu ayarlama), Zeolit Kurutmaya (en verimli bulaşık makinelerinden dahi yüzde 30 daha az elektriğe ihtiyaç duyan ödüllü BSH teknolojisi), Active Air teknolojisine (%40 daha az enerji harcayan çamaşır kurutma makinesi) ve burada sayamadığımız pekçok, farklı, öncü üstün ürün ve çözüme sahip olabiliyoruz. Bu ufak gibi gözüken özellikler aslında optimum su, elektrik, deterjan ve zaman tüketimi ile insanlara, dünyamıza büyük yararlar sağlıyorlar.  Çalışanlar olarak bizlere hevesle hizmet etme olanağı veriyorlar.

Kısacası gerek pazarlama, satış ve dağıtım kanalları, gerekse de satış öncesi ve sonrası hizmet ağı ile uluslararası başarılara imza atan BSH artık resmen dünyanın en iyi ikinci markası. Bunu söylemek gurur veriyor ve hemen ardından da “Neden birinci olmayalım ki?” diye hepimiz için ortak bir hedef, istek haline dönüşüyor...

Tam da bu hisler içindeyken Türkiye’nin en iyi kurumsal bloglarından biri olan BSH Kurumsal Blog’un yeni yazarları arasına katılmak, tahmin edeceğiniz gibi gururumu katmerlendiriyor… 


BSH’deki 14 yılımda çeşitli görevlere, unvanlara sahip oldum. Diyebilirim ki beni en mutlu edenlerden henüz acemisi ama çok da heveslisi olduğum “blogger!lık” oldu. Sizlerle her buluşmamızı heyecanla bekleyeceğim… Tabii yazarak :)

Yeniden görüşünceye kadar kendinize iyi bakın.